nihilanth.org

filmler,oyunlar,müzik ve internet | renaissance

Match Point Eylül 26, 2006

Kategori: Filmler-Sinema — nihilanth @ 4:26 am

“İyi olmaktansa şanslı olmayı tercih ederim..”

Sonunda Allen üstadımızın elimize ulaşan 2005 mahsülü son filmini izledim ve hakkında bir şeyler yazmam gerektiğini düşündüm. Aslını ekşi sözlük’e yazdığım yazıyı blog formatına uyarlayarak(eklemeler mevcut) devam ediyorum.

Woody Allen‘ı seven ve filmografisini bilenlerin beğeneceklerinden eminim bu filmi. Daha önce pek Allen filmi görmediyseniz de beğenirsiniz ve diğer filmlerini merak edersiniz tahminen. İzlemeden önce beğeneceğimi hiç düşünmüyordum, son filmlerindeki değişik tatları, ve Melinda and Melinda da bizzat rol almamasıyla eski Woody yok mu oluyor diye endişeye düşmüş, hatta cidden üzülmüştüm. Fakat Allen, Match Point ile, işini ciddiyetle devam ettirdiğini gösterdi, farklı bir şey denese de.
Bu yinede Melinda & Melinda’nın hayal kırıklığı olmasının önüne geçemez. Allen, sadece bu filmle ,yapması gerekeni daha iyi kanıksamış olduğunu kanıtlamış oldu. Oyuncu olarak yer almaması, entelektüel zeka unsurunu azalttı, daha az güldürdü. Çünkü Woody Allen, filminde kendisi olduğunda, sırf kendisi için bir şeyler yazıyordu, her ne kadar ezik yönlerini ortaya sersede bu onu baş tacı etmemizi, ona hayranlık duymamızı engelleyemiyordu. Allen’ın bizzat rol almadığı filmlerde ise ortaya çıkan tablo filmin ne kadar ayrıntıları var olsa da daha düz olduğu yönünde. Öyle, bu filmi anlayamamak veya bir yere takılıp kalmak mümkün değil. Yorumlamak, düşünmek pek zor değil bu filmin üzerinde, es geçilmesi de doğru değil elbette. Eski filmlerinde çok daha farklı bir karakter mevcuttu ve bu karakter Allen’ın kendisiydi.. Eski filmlerinde ‘ne yaptın be üstad,süper’ , ‘puahah bittim sana’ yı daha çok dediğimizi hatırlıyorum. Her ne kadar olay tenis hocasıyla ilgili olsa da toplumsal bir olguya, gerçeğe parmak basıyor ve bu da bize farklı bir tat veriyor. Match Point’i herkese tavsiye ettiğimi buradan duyurayım .) Şimdi, filmi izleyenlerle spoiler ile kaldığımız yerden devam edebiliriz.

- spoiler -

Dedektifin rüyasının manasının tam olarak gerçek olduğunu düşündüğümüzde,ki öyle; Chris’in(tenis hocası) yaptığı şeyden duyduğu pişmanlığı ve bu dünyada adalet var ise cezalandırılmasına üzülmeyeceğini söylediğini duyuyoruz. Pek güzel. Filmin başında değinilen şans faktörü filmin temasını oluşturuyor ve ne demişti film başta bize, “iyi olmaktansa, şanslı olmayı tercih ederim”, unutulmamalı!

Bir de şu nokta var, düşünmek pek önemli değil fakat dikkat çekmemizi isteyen, Chris’in parkta içini arkadaşına döktüğü sahne. Hatırlayalım, arkadaşı, ‘demek ki evliliğini bitirecek kadar sevmiyorsun onu’ dediğinde Chris ‘bunla ilgisi yok, ikisini de seviyorum ama bırakamıyorum’ tadında cevap verdi. Buradan bir genelleme yapalım hadi, erkekler bir kadını ne kadar delicesine tutkuyla severse sevsin (şehvet) iş ciddiye binince çuvallıyor (ki herşey, hamile kaldığını öğrenince ve kızın da onu arzulaması başlayınca boka sardı) ; ikinci genellememiz ise, hiç bir erkek (yasak) aşkını delicesine sevse de hayatını mahvetmeyi göze alamıyor.. Çıkarım sadece bunlar tabi, ciddiye almayın.

Kafama takılan bir nokta ise Chris’in ilk başta, hatuna ‘ben biraz eski kafalıyımdır’ demesi. Eski kafalısın madem 6 aylık nişanlı olan hatunun niye kafasına giriyosun.. Şimdi ne alaka demeyin, öyle olmalıydı.Neyse, burda yenik düştüğü şey “lust” tabi.

Peki şöyle bir şey daha diyelim mi (düşündükçe bir çok şey geliyor, baydı ama bu son olsun) lust (şehvet) yerine love (sevgi) yi tercih etti abimiz?! (kelimeler filmde de vurgulandığı için o şekilde aldım, yoksa britanya köpekliği söz konusu değil.)

Bitmedi, şimdi Woody Allen’ın senaryolarını düşündüğümüz zaman, ilk senaryolarında amcamız yine yamuk işler yapıyordu, aldatmaymış, eş değiştirmeymiş kafasına taktığı şeyler değildi bunlar. Ama yaşlandı ve sonra bu lust‘ın young lust olduğunu öğrendi ve yapılması gerekenin,doğrunun; çizgilerin dışına çıkmamak olduğunun mesajını mı verdi?? :)
- spoiler -

 

One Response to “Match Point”

  1. Cassandra’s Dream’i 21 Aralık’ta görebileceğiz : nihil - nerub : Filmler,oyunlar,müzik ve net alemi Says:

    [...] izlenir bu film) Allen’ın Avrupa’da çektiği son 2 filminden Match Point‘i çok beğenmiş, Scoop’ta ise biraz hayalkırıklığına uğramıştım. Bu filme gelen ilk tepkiler çok [...]

Leave a Reply