Firefox 2 ve Internet Explorer 7

Uzun zamandır beklenen Firefox ve Internet Explorer‘in son sürümünün final versiyonları bir süre önce yayınlandılar.
Firefoxcular ve klasik browser olan IE’den vazgeçemeyenler yine bir yol ayrımına geldi. İnternette yayınlanan makalelere göre Firefox 2, yine bir çok yönden İnternet Explorer’ın önüne geçmiş durumda. Fakat Internet Explorer’da da devrim sayılabilecek özellikler mevcut. Bu makaleden kıyaslamayı görebilirsiniz.
Firefox’a devam ![]()
İtalyan Yemek Filmleri’ne Buyrun
İstanbul Modern Müzesi, Dünya İtalyan Dili Haftası bağlamında, İtalyan Kültür Merkezi’nin katkılarıyla İtalyan Yemek Filmleri Festivali düzenliyormuş. Film kültürümüzün gelişmesi açısından gayet önemli bir festival bu. Gösterimler 20-29 Ekim tarihleri arasında izlenebilecek. Ben de haberini aldım. Hazır İzmir’den dönmüşken, yarın gideyim diyorum. Program uysaydı yarın 2 film seyredebilme şansım olacaktı fakat sabah 11′e çocuklar için bir film(Peterpan) koymuşlar. 14′te ise 1973 yapımı, Marco Ferreri
‘nin Büyük Tıkınma adlı filmi var. Onu izleyebileceğim için şanslıyım.
Gösterim günleri için buraya tıklayınız.
İstanbul Modern Müzesi, Meclis-i Mebusan Cd. Liman İşletmeleri Sahası, Tophane-İstanbul’da..
Güncelleme : Bugün hızlı hızlı Gebze’den gelerek 14 seansında izleyebildim La Grande Bouffe (Büyük Tıkınma) filmini. Bir evde toplanıp ölene kadar yemek yemek isteyen 4 erkeği anlatıyor. Her ne kadar insanı yemekten soğutabilecek bir film olsa da gayet iyi bir kara mizahtı. Çarşamba günü tekrar gösterimi varmış, izlemeniz tavsiye olunur. Gelmişken İstanbul Modern’i de gezmiş oldum, hoş..
Arzunun O Belirsiz Nesnesi

Zamanında bir çok festivalde ünlü İspanya’lı sürrealist yönetmen Luis Buñuel‘e en iyi yönetmen ve uyarlama senaryo ödülleri kazandırmış bu film Oscar’a “En iyi Yabancı Dilde Film” ve “En iyi Uyarlama Senaryo” dallarında aday olmayı da başardı fakat eli boş döndü. Pierre Louÿs’in La femme et le pantin (Kadın ve Kukla) kitabından sinemaya uyarlanan film, bir Bunuel hayranı olan benim de büyük beğenimi kazandı. Tristana‘dan sonra, bu kez, Bir Bunuel filmini de izledim kurtuldum diye değil, bir Bunuel filminin tadına daha vardım diye sevindim. Bunuel’in bu son filmi gayet ilginç. Kitabı okumadım fakat kitaba pek sadık kalındığı söylenmiyor. Bunuel’in sürrealistliğini yansıtabilmesi için de elbette böyle yapması gerekiyordu.
Bir erkeğin bir kadına duyacağı arzu’nun, o arzu hissinin adeta tanımını yapmış bize Bunuel. Conchita arzulanan, Mathieu arzulayan. Ters giden bir şeyler var, bir Bunuel esprisi seçilebiliyor filmin her bir karesinden. Yine her zamanki gibi bir çok hiciv var. Herkesin dilediği gibi yorumlayabilmesi için de imgeleri bırakmış sağa sola yönetmen.
Yazının devamını oku »