2007 Cannes Film Festivali izlenimleri
Dün akşam 8′de NTV’den canlı yayını izledik, Ödüller dağıtıldı. Fatih Akın, “Yaşamın Kıyısında” ile En iyi Senaryo ödülünü de kazandı. Daha önce de Ekümenik Jüri ödülünü almıştı. Konuşmasında Türkiye’ye seçimlerde birlik çağrısı yaptı falan. Bakalım Ekim’de vizyona girecek filmi, neler yapmış merak ediyoruz. Törenden dikkatimi çekenler ise Türkiye’de de epey seveni olan Dönüş (Vozvrashcheniye) filminin oyuncusu Konstantin Lavronenko‘nun, aynı yönetmenin yeni filmi İzgnanie ile En iyi Aktör ödülünü kazanmış olması. Bu filmi izlemek gerek, bu yönetmenden ve bu oyuncudan boş iş çıkmaz kesinlikle. Bir de uzakdoğulu hatunlar(özellike Jeon Do Yeon olan) ödül alırken çok heyecanlıydı, zaten hastasıyım Güney Kore’nin bir de ekranda canlı görünce hatunu iyice bir hoş oldum. Gecede ayrıca Gus Van Sant’a kariyeri için 60. Yıl Özel ödülü verildi.
Ödüllerin tümü ise aşağıdaki gibi oldu ; Yazının devamını oku »
Worms Serisi
Team 17 tarafından yapılmış, multiplayer olarak en fazla zevk veren oyunların başında gelen, ünlü Worms serisi ile yıllar önce Worms Armageddon oynayarak tanışmıştım. Önce komik gelip oyun daha sonra acayip bağımlılık yaratmıştı bende bu turnbased strateji oyunu. Sonra Worms 2 ve Worms World Party çıktı, oyun gittikçe daha eğlenceli hale geldi… Yazının devamını oku »
Türk futbolundan neden soğunur?
Son bir kaç senedir Türkiye Süper ligi‘nin ne kadar kötüleştiğinin farkındayım. Taraftarıyla, kulübüyle, hakemiyle, futbolcusuyla, yorumcusuyla Türk futbolunun durumu içler acısı. Herkes ayrı bir çirkef.. Çocukluğumda bambaşka bir çoşku vardı, çocuk olmamızın verdiği heyecan bir yana, futbol çok daha temizdi bundan 10 sene önce. Derbi maçları ayrı bir zevk verirdi, babamla Beşiktaş maçlarına giderdik, kahveye bir kaç lira vererek Cine-5‘den,Teleon‘dan maçları izlerdik. Çok eğleniyordum, bağırırken, takımımı desteklerken. Fenerliler ve Beşiktaşlılar yanyanaydı kahvede ve kavga çıkmazdı, küfür çok nadiren duyulurdu, küfür edene de herkes tip tip bakardı.. Oynanan futbol da efsaneviydi sanki o zamanlar.. Şimdi 10 yaşındaki kardeşim Ahmetcan’da, takımını desteklerken benim o zamanki halim gibi aynen, takımı için ölecek neredeyse, bağırıyor, çağırıyor.. Ben Fifa 97 oynar ve sürekli futbol seyrederdim. O, Winning Eleven oynuyor ve tüm maçları kaçırmıyor şu an.. Ama o da büyüdükçe, futbolun Türkiye’de nasıl kötüye kullanıldığını, insanların bir oyun ve spordan ziyadesiyle ve fazlasıyla, hayatındaki önemli gayeleri bir yana bırakıp her şeyini futbola verdiğini gördükçe, o da soğuyacaktır eminim. Ben bir süredir farkındayım, uzun süredir ne takımım Beşiktaş’ın maçlarını izliyorum, ne de Türkiye’de oynanan herhangi bir maç ilgimi çekiyor. Bütün takımlar bok gibi oynuyor. Özellikle bu sene Türkiye Süper Ligi’ndeki puan durumuna bir göz atın, sonra onları önceki senelerle kıyaslayın, ne demek istediğimi anlarsınız. Futbolu körü körüne seven bazılarına göre “bakın işte ne güzel mücadele var, her an sıralama değişebiliyor, süper bir şey bu” ama bana göre öyle değil… Yazının devamını oku »
Sunucu değişikliği ve WP 2.2 Getz’e geçiş
Bugün itibariyle blogumuz daha sorunsuz ve hızlı ulaşım için kendi sunucumuzdan hizmet veriyor. Bir süre önce hosting ve çeşitli hizmetler için aldığım Nerubweb’i duyurmuştum. Bugün bir kaç saat uğraşın neticesinde blogu nerubweb’e taşıdım. Şuan aktif olmayan bir iki eklenti var onları da kısa sürede aktifleştireceğim. Yeni sunucu ile birlikte sayfa okunma ve ziyaretçi istatistikleri 0′dan başlamış oldu. Bunun dışında her hangi bir sorun yok, eski yazılar, yorumlar, linkler, sayfalar ve tema ayarları aynı şekilde duruyor. Bu arada geçen gün WordPress 2.2 Getz sürümü yayınlandı. Wordpres - TR ekibi de hemen Türkçe sürümünü çıkardı ve ben de bugün güncellemeyi yaptım.
Spymac çeki ne işe yarar?
İçerik yükleyerek para kazandıran web sitesi Spymac‘den bildirgeç‘te bahsetmiştim daha önce. Güvenilir olduğunu düşünüyordum ve öyle olduğunu gördüm geçen haftalarda 22,72$ lık çek elime ulaşınca. Çok bir para değil ama insan yine de seviniyor tabi. Hemen gittim bankaları gezdim, ve acı gerçeği öğrendim. Çeki tahsil edebilmek için 50YTL’ye yakın bir masraf gerekiyormuş, ayrıca bankada da 100 YTL garanti göstermem gerekiyormuş… Yazının devamını oku »
The King and The Clown
Orjinal ismi Wang ui namja olan bu güzide Kore filmini biraz önce seyrettim. Taze taze bir şeyler karalayayım dedim. Film 2005 yapımı, Güney Kore‘de hasılat rekorları kırıyor. 26. Uluslararası İstanbul Film Festivali‘nde de ülkemizde seyirci ile buluştu. Oldukça ilgi çekici olan hikayesi yönetmenin çok başarılı yönetimiyle sürükleyici bir filme dönüşmüş… Yazının devamını oku »
İstanbul Kıyamet Vakti

Ünlü Türk oyun programcısı Mevlüt Dinç‘in şirketi Sobee, bir kaç senedir İstanbul’da geçen multiplayer oynanabilen bir oyun yapmak için uğraşıyordu. 2007′nin başlarında oyunu tamamlayarak betasına başlamıştı. Şuan 1. sürümü olan oyun oynayabilmek için mynet üyeliğinizin olması ve 260 küsür megabyte’lık dosyayı buradan indirmeniz gerekiyor. Ben de arkadaşımın tavsiyesiyle geçen akşam indirip oynadım biraz…
Ek$i Öyküler İmza Töreni, Zirve & Kokteyl
Daha önce burada duyurduğum gibi, 6 Mayıs’ta Beyoğlu Oyuncular Tiyatro Kafe’de ek$i öyküler kitabının imza töreni,yazarları için zirvesi ve herkesin katılabildiği kokteyli vardı. Ben de hazır Gebze’ye gelmişken gittim, iyi ki de gitmişim. Kitapta öyküsü olan bazı yazarlar katılmamış olsa da katılım oldukça yüksekti. Zirve 16′da başlayacaktı ben yarım saat önceden orada oldum ve hazırlıklara yardım ettim. 17′ye doğru herkes gelmeye başladı yavaş yavaş. Sonra herkes birden kitapları imzalatmaya başladı. Ben de hayatımda ilk kez kitap için imza dağıtmış oldum bir çok yazar gibi. Hatta bir ara öyle oldu ki, öyküsü olmayanlar bile imza dağıtmaya başladı yoğun istek üzerine
Saat 20′ye kadar oradaydım, zannedersem 22′ye kadar sürdü zirve. Bu güzide kitap bir çok yazarla tanışma ve sohbet fırsatı da doğurmuş oldu. Herkes katıldığı için çok memnun olmuştur zannediyorsam. Öte yandan eve dönerken telif hakkımız olarak aldığım kitabı (2 kitaptı hakkımız) okumaya başladım. Oldukça başarılı bulduğum öyküler var kitapta. Bundan sonra umarım daha güzel projelere de imza atacak bu ekip.
FTP’den dosya aktarımı nasıl oluyor?
FTP ile dosya aktarımı bir web sitesi olmayan kişiler için belki gereksiz bir bilgidir. Fakat bir gün gelir, ihtiyacınız olur bu bilgiye diye yazayım dedim(aslında ihtiyaca binaen yazıldığını da söylemem gerek). Öncelikle FTP bir protokoldür. Açılımı File Transfer Protocol olan bu sistem ile bir sunucuya, bir bilgisayara, internet vasıtasıyla dosya aktarımı yaparsınız. Bunları kolaylıkla halledebilmeniz için hazır yazılımlar mevcuttur. FlashFXP ve CuteFTP gibi. Ben FlashFXP kullananlardanım.
Örneğin Rapidshare gibi sitelere dosya yüklerken aslında FTP kullandığınızı biliyor musunuz? Sadece orada size verilen izinler ve internet sitesinin bu iş için kodladığı sayfa sayesinde angarya işlerle uğraşmadan direkt upload etme şansınız oluyor.
Her neyse, bu upload olayına gelelim şimdi. Hali hazırda bir web sitesine dosya yüklemeniz söyleniyor diyelim..ve web sitesinde bu dosyayı yükleyebilmeniz için her hangi bir arabirim mevcut değil, size diyor ki, bunu FTP kullanarak, FTP yazılımlarından birini kullanarak aktaracaksınız.. Bu işlemi nasıl yapacaksınız peki?
Yazının devamını oku »
Pentagram 20. Yıl Konserleri, İzmir
Pentagram 20. yılı dolayısıyla 28 Nisan’da İzmir, Fuar Atlas Pavyon’da konser verdi. 19.15′de sahneye çıktılar, 21.15′e kadar süren konser oldukça eğlenceliydi. Ben de ilk kez konserlerine katılmış oldum(special thx to metalman). Yaş sınırı olmamasından dolayı ergenlik çağındaki çocuklarla doluydu konser. İyi bir izleyici kitlesi olmadığını söyleyebilirim ama bunlar yine de performanslarına bir etki yapmadı grubun. Sonlara doğru Ogün Sanlısoy da çıkmış sahneye ama ben kulak çınlamaları ve bacak ağrılarından dolayı (konserden once 1.5 saat ayakta beklemistik, bir de icerde 1.5 saat gecince dayanamadım) terkettim mekanı.
Konserden Fotoğraflar
Konserden Videolar (2 adet,18.1 MB)
Diğer bir video