Uzun süredir arşivimde duran bu filmin altyazısını bulunca hemen izlemeye koyuldum. Peckinpah‘ın gizli kalmış cevherini keşfettim. Kendisi Straw Dogs‘tan sonra gönlümdeki yerini daha bir üst seviyeye çıkardı bu filmiyle. Daha izleyemediğim iki güzel filmi daha var 1984′te hayata gözlerini yummuş yönetmenin. Aslında seviniyorum da hepsini hemen harcamamaya. Bazen öyle zamanlar oluyor ki güzel bir film izlemeyi özlüyorsunuz. İşte o zaman sizin imdadınıza koşuyor sevdiğiniz yönetmenler. Size bu filmin imdb’deki puanından çok daha iyi bir film olduğunu söyleyebilirim. Tam anlamıyla western diyemesek de(bu da saçma oldu aslında,western işte daha ne..) türü sevenlerin favori filmi olmaya da aday. Birde The Big Lebowski‘yi sevenlerin bu filmi de seveceklerini umuyorum. Nedense bazı sahnelerde hep öyle hissettim. Kısaca konudan bahsedecek olursak, çölde arkadaşları tarafından soyulan ve terkedilen, günlerce susuz kalan Cable Hogue, sonunda suya ulaşır ve kendisine güzel bir mesken inşa eder. Olaylar gelişir..
Başrol oyuncumuz, 2 Oscar’lı usta Jason Robards, şehirde hiç bir zaman kendi olamayan, çölde ise kendi imparatorluğunu kurabilecek kendine güvene sahip, robinson cruise oynamayı seven, geniş mezhepli olduğu kadar ağır bir adamdır da.. David Warner, Straw Dogs’tan da çıkarabileceğimiz muzip eleman, bu filmde kendini peder olarak gösteren Joshua rolündedir ki filmin en eğlenceli karakteridir. Kasabada kadının evine girdigi sahne benim en fazla güldüğüm anlardan biri oldu.
Filmde birbirinden güzel iğnelemeler vardır. Özellikle de hristiyan alemine ve sosyal ilişkilere. Filmde en can alıcı anlarında giren leziz country şarkıları da seyre ayrı bir keyif katıyor. Neyse efendim, fazla uzatmayayım. 70 tarihli bu güzide filmi kaçırmamanızı salık veririm.
Leave a Reply