1905 doğumlu değerli İngiliz yönetmen Michael Powell‘ın 1960 yapımı Peeping Tom filminden bahsetmek istiyorum kısaca. Powell, Hitchcock gibi İngiltere’den çıkmış ama maalesef onun kadar tutunamamış. Martin Scorsese ve Francis Ford Coppola‘nın desteklerini aldığı halde(Hatta Peeping Tom’u Scorsese sunuyor) nedense sinema dünyası ona beklediği değeri vermemiş. Geç keşfettiğim bu yönetmenin izlediğim şimdilik tek filmi olan Peeping Tom’un bile adının usta yönetmenler arasında anılması gerektiği konusunda başlı başına bir sebep olduğunu söyleyebilirim. En az Hitchcock filmleri kadar insanı geren bir film bu. Yine Psycho’daki gibi hasta bir karakterimiz ve vurucu bir son var. Zaten zannedersem ülkemizde aynı yıl vizyona girmiş ve hep o filmle karşılaştırılmış. Çok severler ya iki filmi karşılaştırmayı. Bence gerek yok bu tür şeylere. Her iki filmin de kendine has bir atmosferi var. Daha fazla ayrıntı vermek film için spoiler olabileceğinden bu kısmı geçiyorum lakin bu filmin Haneke’nin Code Inconnu’sunun bir bölümüne (Juliette Binoche‘un odadaki rolünü canlandırdığı sahne), Soderbergh’in Sex, Lies and Videotape‘ine ve Amenabar’ın Tesis‘ine ilham kaynağı olabileceğini düşünüyorum. Bu filmleri seyrettiyseniz aralarındaki bağı kolaylıkla kurabileceğinizi umuyorum. Aynı yönetmenin bir de 1948 yapımı The Red Shoes adlı önemli bir filmi var. Onu da izlemek lazım. Gerçekten keşfedilmesi gereken çok film ve yönetmen var..