Hepimiz tanışıyoruz..

Eylül 22, 2007 at 3:30 am (Gündem, Günlük, Kültürel, Trend, internet)

Mütemadiyen e mail adresinize gelen “Tonguç sizin arkadaşınız mı? , hadi gelin o zaman üye olun” , “Recai sizinle iletişim kurmak istiyor, üye olmazsanız bu maili almaya devam edersiniz” tarzı gerek davetkar gerek tehditkar ama ısrarkar postalardan bıkmış olmalısınız benim gibi. Yeni moda bu efendim. Bir site var, yaşayan bütün insanlar oraya toplanıyor. Takım kurup çift kale maç yapıyorlar, arada bir toplanıp kalabalık oluşturuyorlar kendi aralarında.

Etraf aptal sosyal ağ siteleriyle doldu. Eskiden arkadaşlık sitesi deniyordu bunlara. Şimdi web 2.0 anlayışıyla artık “Sosyal ağ” deniyor. Tabi sadece ismi değişmedi cismi de konsepti de değişti azıcık. Oluşturulan profillere fotoğraf ekleme ve klasik kaş göz bilgisi yerini videolar, sesler, linkler, diğer arkadaş bağlantıları vesaire aldı. Hepsi delirtiyor beni. Bizim pilli network’un güzel bir ortamı vardı Sosyomat, ilk açıldığında Aftermath,hafif uyku, sen, ben, o falan takılıyorduk “aa bu buton ne güzel olmuş” diyerek bir de baktım ki alem oraya akmaya başladı. Ortalık sanal et pazarına döndü. Şimdi isim vermeye başlıyorum. Bu oluşumların bir çoğu amacını aşmış ve benim gözümde işe yaramazlar.. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

Shadow of a doubt

Eylül 4, 2007 at 6:47 am (Filmler-Sinema)

Hitchock’un 1943 yapımı filmi Shadow of a doubt. Hitchcock bu filmi için “En iyi filmim” diyor, ona katılan bir çok ünlü yönetmen de var ama tabi bu lafı insanlar öyle bilsin diye mi yoksa gerçekten öyle düşündüğü için mi söyleniyor bilinmez. Zira bu filmi pek iyi bulmayan Hitchcock hayranları da var. Sebebi de açıktır tabi filmdeki bazı şeylerin diğer Hitchcock filmlerindeki gibi fazla gizemli olmaması ve gerilim öğelerinin düşüklüğü. Ama ben yine de filmi çok beğendiğimi söylemeliyim.Hadi biraz şöyle anlatalım: Genç Charlie yetişkin ve sevimli bir kızdır (Teresa Wright, ki kendisi harika bir oyuncu) babası bir bankada görevli, annesi mütevazi bir ev hanımı ve bir de kitapkurdu küçük kız kardeşe sahiptir (bu karakterler de hayli enteresan cidden). Mutlu bir aile tablosu gibi gözükse de Charlie bu durumdan sıkılmaktadır. Bir gün uzun süredir ayrı oldukları dayısı Charlie’yi telgrafla davet etmek ister (dayısıyla aynı isme sahip olmaları dışında filmde hissedildiği kadarıyla dayısıyla arasında bir tansiyon var) Bu sırada dayısının da kendilerine geleceğini telgrafla bildirdiği öğrenir. Ailede havalarda uçar tabi. Dayısı bambaşka bir insandır onların gözünde ama bir sır öğrenildiğinde işler Charlie adına değişir.. Buradan sonrası spoiler olurdu tabi.. Yazının devamını oku »

Kalıcı Bağlantı Yorum yapılmamış