Nihat bacağı

Seviyorum Nihat Kahveci‘yi. Eski bir Beşiktaşlı olması bir yana, kendine has oyunu olan sempatik bir futbolcu. Dün akşam Norveç’i 2-1 yendiğimiz maçta da bizi öne geçiren golü attı kendisi. Bu adamın attığı her gol sonrası sevinci ve koşuşu da bir enteresan. Bakın dün akşam attığı golden sonra objektiflere yansıyan görüntüye. Bir gariplik sezmişsinizdir muhtemelen, yürümesi koşması garip bi adam bu. Bacakları pergel gibi açılıyor ve hafif eğik vaziyette koşuyor. Futbol oyunu da o yüzden keyifli geliyor belki de. Sergen Yalçın gibi mesela. Onun da yürüyüşü (fazla kiloları nedeniyle)nde bir ilginçlik var. Eski Galatasaraylı Okan’da öyle. Aslında düşünüldüğü zaman kısa boylu futbolcuların tümünde var bu olay.
Herneyse, kazandık maçı. A Milli Takıma olan sevgi ve inancımız yine arttı. Sen ilk maçlarda 13 puan kazan, önüne geleni darmadağın et. Sonra son 8 maçta sadece 1 galibiyet al. Ha olacak ha olacak derken neredeyse eleniyorduk.. Büyük lokmaları yiyip küçüklerde boğulduk. Çok fazla puan kaybettik. Gel gelelim bizim takımın motivasyon takımı olduğu yine ortaya çıktı. Her Türk gibi onlar da zor şartlar altında ve ancak mecbur kalırlarsa gaza geliyorlardı. Bu galibiyet rehavetimizi sona erdirir de Bosna’yı evimizde yenerek Şeb-i Aruz yaşamış oluruz umarım (yendikten sonraki başlık da ortaya çıktı).
Bloglardaki youtube videoları
Bilmiyorum benim gibi düşünen var mı ama bloglarda youtube videolarına rastlamak beni uyuz ediyor. Kaçtır aklımda, bugün dile getireyim dedim. Bunu bir çok blogda görüyorum. Üstelik saygın, her gün yüzlerce,binlerce kişi tarafından takip edilen bloglarda. Özellikle video linklerinin verildiği, video paylaşımı yapılan bloglardan söz etmiyorum elbette. Takip ettiğiniz bir bloga, ya da onun tavsiye ettiği başka bir bloga giriyorsunuz. O da ne, ekranın yarısını kaplamış, çok kısa ve muhtemelen okunmayan bir yazı ve kocaman youtube ekranı. İlle video linki verilecekse düz bir önizleme fotoğrafına bağlı link verin bari. Blogun içinde o videoyu izlesek ne olacak izlemesek ne olacak yani? Yeni sekmede açıp görsek çok mu şey kaybederiz?
Peki ben yaptım mı hiç bunu? Aradım, yüz küsür gönderimin içerisinde bir kaç video yazısı buldum. Ama gördüğünüz gibi hepsinde imaj koymuşum, linki altına saklamışım. Kasmamışım..
Kendi adıma, o içe yüklenen videoları hiç çalıştırmadığımı ve o tür bloglardan soğuduğumu söyleyeyim..
Unlocker, silinmeyen dosyalar ve kaldırılamayan aygıtlar için
Bazen bilgisayarınızdaki bir dosyayı silmeye kalktığınızda silinemiyor hatasıyla karşılaşırsınız. Bunun sebebi büyük ihtimalle o sırada o dosyaya bir program tarafından erişiliyor olmasıdır. Bundan kurtulamazsınız çünkü görünürde o dosya üzerinde çalışan hiç bir yazılım yoktur. Aynı şekilde bilgisayarınıza usb ile takmış olduğunuz bir aygıtı, mesela usb bellek ya da external harddisk’i işiniz bittikten sonra güvenli olarak kaldırmak istersiniz fakat “aygıt şu anda kaldırılamıyor” uyarısıyla karşılaşırsınız. Bu gibi durumlardan rahat bir şekilde kurtulmak için unlocker biçilmiş kaftan. Şu an 1.85 sürümünü buradan indirebilirsiniz. Yazılımı yükleyin, sorun yapan dosya ya da drive’ın üzerine sağ tuşla unlocker yaptığınızda o sırada o dosyayı ya da sürücüyü kullanan dosyayı görüyorsunuz ve kaldırıyorsunuz. Gayet basit ve kullanışlı.
Sinema’da seyredilen ilk film
Ekşi sözlük’teki anket tadındaki başlıktan esinlenerek yeni bir mim başlatayım dedim. Sinemada seyrettiğimiz ilk film ya da filmlerden bahsetmek kısaca..
Ben ilk kez 1994′de Mesut Uçakan‘ın Kelebekler Sonsuza Uçar isimli İskilipli Atıf Hoca’nın haksız yere idam edilmesini konu alan filmini seyretmiştim Gebze’de. Sinema da eski Meydan Restoranın olduğu cadde üzerindeydi. Şu an öyle bir sinema yok tabi. Çok küçük bir yerdi. Daha sonra 1997′de okulla birlikte Spawn‘ı seyretmeye gitmiştik Pendik’e. O sıralar sinemalarda Ağır Roman’ın fragmanları yayınlanıyordu ve öğrenciler utana sıkıla bakıyordu ekrana. Hep merak etmiştim o filmi çocukluğum boyunca. Kısaca budur benim sinemada seyrettiğim ilk filmlerin öyküsü. Mimimizi devam ettirmeleri için bir kaç arkadaşa pas verelim :
Trapezunda,Azpismis,400Darbedesinema
Bitcomet ve mininova.org
Film, dizi ve oyunlar için Bitcomet yazılımını ve mininova.org‘u kullanıyorum. Eski-yeni bir çok oyun,film ve diziye ulaşmak mümkün. Emule’deki gibi bekleme sorunu da yok. Bir çoğu hemen başlıyor. Bitcomet’in indirme kapasitesi 1024 bağlantıyla 100 küsür kb’ye kadar çıkıyor çoğu zaman. Kullanacaklara tavsiyem aynı anda birden fazla dosyayı sıraya koysunlar. Birini beklemektense sırada olanı hemen indirirsiniz böylelikle.
Nasıl kullanacaksınız ?
Bitcomet‘i yüklüyorsunuz. Türkçe dil desteği olduğu için kurulum esnasında seçebilirsiniz. Başka hiç bir ayar yapmanıza gerek yok. Mininova.org‘a girip aradığınız şeyi yazıyorsunuz, çıkan listede sol tarafta seed (sahip olan kişi sayısı) sağ tarafta ise leechers (o sırada çeken kişi sayısı) gösteriliyor. O sayılara göre en mantıklı olanı seçin (ne kadar çok kişide varsa o kadar iyidir) Daha sonra download’a bastığınızda “bitcomet ile indir” seçeneğini tıklıyorsunuz. Torrent dosyası otomatik olarak bitcomet’e ekleniyor. Sonra bitcomet’i açık tuttuğunuzda sıra size geldiğinde inmeye başlayacaktır.İndirdiğiniz dosyalar c:/downloads klasörünün altında biriktiriliyor. Filmlerinizi indirdikten sonra size uygun altyazılarınızı divxplanet.com‘dan arıyorsunuz, sonra gom player ile afiyetle izliyorsunuz.
Bilgi paylaşımı, soru-cevap siteleri
Bazı şeylerin cevabını aramak için google yeterli olmaz. Yakınlarınızda size yardımcı olabilecek bir tanıdığınız da yoksa sorununuzla başbaşa kalırsınız, çözümünü bilmediğiniz bir şeyse de vakit kaybına uğrarsınız. Hatta kimi zaman çözümü bilmediğiniz sorununuz yüzünden para kaybınız da olabilir (örn. basit bir bilgisayar arızasında teknik servise göndermek) İşte Soru-cevap siteleri bu işe yarıyor ve internetteki bilgi paylaşımına yardımcı oluyor.. Yakın zamanda ekşi sözlük yazarlarının eksiduyuru.com açıldı.Ekşi duyuru’da iki taraf var. Bir sözlük yazarlarına açık bölüm bir de herkese açık bölüm. Bunların ikisi de aynı ekranda listeleniyor ama herkese açık bölüme dışarıdan yazar olmayanlar da üye olabiliyor ve sorularını ekşi sözlük yazarları ve diğer kullanıcılarla paylaşıyor. Sözlük yazarları ise bir soru sorarken bunu sözlük dışından gelenlerin görmesini istemiyorsa o seçeneği işaretleyip sorusunu soruyor. Kısaca dışarıdan katılanların soruları sözlük yazarlarına muhakkak ulaşıyor. Bir kaç aydır kullandığım ekşi duyuru’da yüzü aşkın cevabını bulduğum sorum bulunuyor. Bana çok faydası oldu burasının… Yazının devamını oku »