Favori yönetmenlerden yakında seyredeceklerimiz

Nisan 29, 2008 at 8:24 pm (Filmler-Sinema) (, , , , , , , )

Geçen sene, Lynch ve QT‘nin yeni işleri olan İnland Empire ve Grind House‘u merakla beklemiştik. Inland Empire fazlasıyla kişisel bir iş olduğu için biraz hayal kırıklığı yaratsa da Rodriguez ve QT ortak işi Grind House’un tadı damağımızda kalmıştı.. QT kendi filmine yapılan eleştirilerden sonra bozuk atsa da bence Grind House gerek Planet Terror, gerek Death Proof gerekse bir bütün olarak ele aldığımızda mükemmel bir deneyimdi.

Herneyse, yazının konusu, bu ve önümüzdeki sene göreceğimiz favori yönetmenlerden favori filmler. Şimdi bu iki yönetmen bir kaç sene beklesin bakalım. Avrupa’dayız bir süre.. Elimizde kimler var.. Hmm Lars Von Trier ve Alejandro Amenabar. Farklı işlerini çoğu zaman takdir ettiğim Trier’in Antichrist ismini verdiği korku filmi bu sene tamamlanacak deniyor. Yine üçlemesinin son halkası Wasington ertesi sene, açıkcası Dogville’in yeri ayrıdır ama Manderlay konusunda aynı şeyi söyleyemiyorum. O yüzden ben Wasington’dan çok Antichrist’i merak ediyorum. Zira, Europa‘yı izledikten sonra Trier’in kesinlikle bir korku filmi çekmesi gerektiğini düşünmüştüm. O yüzden şiddetle bekliyorum bu filmi.

Elimizdeki diğer isim Alejandro Amenabar.. Tesis, Abre Los Ejos, The Others , Mar Adentro derken kendini iyiden iyiye kaptırmış yönetmenimiz bu kez eski mısırda, Agora isimli bir filmi çekerken buluyor kendini. 2009′un sonlarına doğru vizyona girmesi beklenen filmin epik bir dram olacağı söyleniyor.

Gael Garcia Bernal‘ın büyüsü dört bir yanı sarmaya devam ederken, bir diğer Danimarkalı saygıdeğer yönetmen Lukas Moodysson‘un yeni filmi Mammoth‘da da kendisini göreceğimizi belirtelim. İşlediği ilginç temalarla hayran bıraktıran Moodysson’un bu filmi de çok güzel olacağa benziyor.

Hazır Avrupa’dayken Woody Allen’dan bahsetmesek olmaz. En son Cassandra’s Dream geliyor, heloloy diye sevinen bir yazı yazmıştım aylar önce. O film izlendi, hayran kalındı. Yorumumda şuradaydı. Tekrar tekrar söylemek gerekirse Woody Allen’a Avrupa yaradı. Üstadın yeni filmi olan Vicky Cristina Barcelona‘yı da bu sene yeni sezonda izleyeceğiz. Bu yazı şimdilik sonlansın. Yakında devam ederiz kaldığımız yerden.

Kalıcı Bağlantı 2 Yorumlar

Live For Speed

Nisan 20, 2008 at 8:49 pm (Oyunlar, Trend, internet) (, , , , , )

97 yılında ilk bilgisayarımı aldığımda hediye olarak Test Drive oyunu verilmişti. Hummer jiplerle off road yarış yaparken az joystick bozmamıştım. Daha sonra Moto Cross, Need For Speed tarzı oyunlar çıktı ki bu seri günümüzde hala devam ediyor. Yarış oyunlarına olan ilgim böyle başladı kısaca.. Şimdi size araba yarışı oyunlarına yeni bir soluk getiren Live For Speed‘i takdim edeyim. Uzun süredir geliştirilmekte olan bu oyunun isim olarak Need for speed’e benzemesinden dolayı negatif bir önyargı oluşmasın, bu oyunumuz Need For Speed serileri gibi iddialı değil, daha küçük boyutta ama verdiği zevki düşündüğünüzde benzerlerini rahatlıkla geçiyor. Ayrıca tam olarak bir oyun da değil bu, online olarak da oynanabilen araba simülasyonu. Gerçekçilik üzerine kurulan oyunun opsiyonlarında arabanızın direksiyon, fren hassasiyetleri ve süspansiyon ayarları bulunuyor. En güzel yanı da bu oyunun internetten ücretsiz olarak oynanabilmesi. Demo sürüm olduğuna bakmayın, 4 çeşit araçla, bir sürü demo server’ında oyunu oynayabiliyorsunuz. 150 mb büyüklüğündeki dosyayı oyunun web sitesinden indirip kurun, ilk başlarda rally aracıyla biraz antrenman yapıp ısının, sonra formula aracını deneyebileceksiniz. Direksiyon hakimiyetini öğrenmek için antrenman bölümlerini oynamak şart. Daha sonra yine zamana karşı yarışıp rekorunuzu kırmaya çalışabilirsiniz. Yeterince hazır hissettikten sonra oyundaki çok kişilik server’lara girip yarışabilirsiniz. Server’larda diğer araçlarla aranızdaki mesafeyi koruyup, kazaya yol açmamaya ve kurallara uymaya çalışırsanız hem daha zevkli bir yarış geçirir hem de server’dan banlanmazsınız. İlk başlarda zorlanmamanız için küçük bir öneride bulunayım, virajlarda kesinlikle yavaşlayın, pist dışına çıktığınızda da hakimiyeti öğrenene kadar sakin olun. Sonra zaten rakiplerinizi geçmek için Crosby’nin “0 hata” anlayışına sahip olmanız gerekecek :)

Oyunda insanlar neler yapmış etmiş görmek için youtube’a live for speed yazarak videoları izleyebilirsiniz.

Dil seçenekleri arasında Türkçe’de bulunan Live For Speed boş zamanları öldürmek için yeni adayımız.

Kalıcı Bağlantı Yorum yapılmamış

Nisan ayı huzur ayı

Nisan 19, 2008 at 2:09 am (Günlük) (, , , , , )

Vizelerden kurtulup yine bilgisayar başında çayımı rahatça yudumlayıp seçmiş olduğum filmi izlemenin keyfi ayrı. Bugün de bir film seyrettim ama şimdilik bahsetmeyeceğim. Turistlerin Louvre müzesinde yaşadığı Stendhal sendromunu ben evde yaşayabiliyorum sanırım. Bizim oralarda yaşayanlar öyle elini attığı gibi istediği ülkeye gezemediği için sanat eserlerini kendi çevrelerinde bulmaları gerekiyor. Evinde interneti olan bir insan da film indirerek ihtiyacını çok rahat karşılıyor. Film izlemekten zevk alabilen ne güzel evinde de mutlu olabiliyor yani, taç ürünlerine ihtiyacı olmadan. (bkz: evimde mutluyum ben)

bostanli '07

Nisan ayı, hem doğum günümün, hem yıldönümümün hem de blogun kurulduğu ay. Bakalım bir dahaki nisanlarda nelerle karşılaşacağız, yağmurlardan başka.

Bu sitede 2 senedir bir çok yazı yazmışım (evet 2 sene bir kaç gün önce doldu, bu yazıya da bir nebze yıllık yazı diyebiliriz) Blogun çehresi değişti gördüğünüz gibi. Ama senelik bir değişim değil bu, eski sunucumdan pılımı pırtımı toplayıp bir gece sessizce WordPress.com’a geçtim. Server kesintisi ve başka hız problemleriyle uğraşmamak için yapmam gereken de buydu. Bir domain’i, wordpress.com’dan aldığınız bloga entegre etmek için yıllık 15$ vermeniz gerekiyormuş, böyle güzel bir blogun böyle basit şeylerden para alması hiç hoşuma gitmese de(zira google blogspot’ta almıyor bundan masraf) ödedik, bir kere geldik kapısına. Bir 10$ daha ödemek de style.css dosyasında değişiklik yapmaya da yarıyormuş, ama önceki temamı(buggy theme) tamamen kullanamayacağım yine de, HC‘de epey yardımcı olmuştu eski temanın  kurulumu için bana, o da mazide kaldı. O yüzden wordpress’in sıradan temalarından birini seçtim şimdilik.

Bloguma artık www.nihilanth.org/blog2′den değil direkt www.nihilanth.org yazarak ulaşıcaksınız. Daha önce verdiğiniz linkleri de bu şekilde güncellerseniz sevinirim.

Yazmadığım süre zarfında yine bir çok film izlendi. Kimisi sözlüğe girildi, kimisi not defterine, hep bir yerlere not alındı kısaca, boş zamanlarda yine onlardan bahsederiz ve mutlu oluruz derken Cat Stevens’ın If You Want to Sing Out şarkısıyla başbaşa bırakayım sizi.

Kalıcı Bağlantı Yorum yapılmamış

İkariam

Nisan 19, 2008 at 1:33 am (Oyunlar, internet) (, , , , )

Gameforge firmasının halen geliştirmekte olduğu bir oyun var. İsmi İkariam. Web tabanlı strateji, ülkemizde bir çok insan Ogame, Omerta gibi örneklerden nasıl bir şey olduğunu az çok biliyor zaten. Burada da antik çağlardayız. Harita üzerine binalarınızı kurup, geliştirip, araştırma yapıp, kaynaklarınızı etkin kullnarak, şehrinizin bulunduğu adanın ana bir kaynağı oluyor, sülfür, mermer, kristal cam gibi.. Bu kaynakları rahatlıkla toplayabiliyorsunuz, daha sonra saray kurup diğer adalardan şehirler sömürgeleştirip farklı kaynaklara da sahip olabiliyorsunuz. Tabi diğer adalardaki güçsüz şehirlerle ittifak kurmak, ticaret yapmak yahut savaşıp mallarını ele geçirmek de mümkün. Ben oyunun daha çok ekonomik yönüyle ilgilensem de adamda gelişmeme yarayacak kaynak sıkıntısı çekince mecburen saldırmaya başladım. Ee savaşlar da bu yüzden çıkmıyor mu zaten?

Alpha,beta,gamma gibi serverların olduğu farklı seçenekler mevcut. Hepsi birbirinin aynısı tabi ama hepsinde farklı oyuncular var. Ben de adresimi vereyim madem, Gamma server’ında 12:44 lokasyonundaki azoel şehrindeyim.

Kalıcı Bağlantı 4 Yorumlar

Reha Erdem’in yeni filmi geliyor : Hayat var

Nisan 13, 2008 at 4:32 pm (Filmler-Sinema) (, , , , )

Paris’te Sinema ve Plastik Sanatlar bölümünü bitirip ülkemizde filmler çekmeye başlayan; A ay, Kaç Para Kaç, Korkuyorum Anne, Beş Vakit gibi filmlerle Türk sinemasına yeni bir soluk kazandırdığından emin olduğum Reha Erdem, yeni filmi Hayat var’in çekimine başladı. Hikayede yine İstanbul’a dönüyoruz ve Hayat isimli bir kızın yaşadığı zorlu hayatı anlatacağı ilk bilgiler arasında. Reha Erdem röportajlarında falan bu filmin diğer filmlerinden daha sert olacağını söyledi bu da bizim merakla beklememize sebep oldu. Film hakkında başka herhangi bir haber yok maalesef.

Çekimler İstanbul - Göksu’da gerçekleştirilmiş ya da hala sürüyor. Filmi ise büyük ihtimal yine Eylül-Ekim ayı gibi göreceğiz. Reha Erdem’in önceki filmleri daha önce bir çok kez TRT kanallarında verildi ama hala izlemeyenler varsa önce bir izlesinler diyorum.

Kalıcı Bağlantı 1 Yorum

Sinepil.org

Nisan 10, 2008 at 12:32 pm (Filmler-Sinema, internet) (, , )

Pilli uzun süreli sessizliğini bozdu ve epeydir beklediğimiz Sinema blogu Sinepil.org‘u açtığını duyurdu. Pilli Network’ün 10. sitesi olan blog tasarımıyla da diğer pilli siteleri arasında dikkat çekiyor. Uzun soluklu olacağına inandığım bu blog dilerim kaliteli yazılarla bizleri buluşturur.

Kalıcı Bağlantı Yorum yapılmamış