En güzel 7 aşk/ilişki/tutku filmi


Blogumda genelde özel günleri büyük soğukkanlılıkla pas geçmekteyim. Aslında tam o sıralarda işim olduğundan dolayı istediğim yazıları yazamıyorum. Mesela 2008 biterken bir 2008 değerlendirmesi, ya da diğer sinema blogları gibi 2008’in en iyi filmlerinin yazıldığı bir liste hazırlayamadım. Vakit yoktu. Ama şu an hazır zamanım varken, ve takvime baktığımda 14 Şubat‘ı gösterirken, konuyla ilgili kısa bir yazı yazayım dedim. Ayrıca bu yazıyı daha önce de yazmak istiyordum, güzel oldu.

Aşk filmlerinden herkesin beklentisi farklı tabi, kimisi romantik/komedileri, kimisi kaybeden hikayelerini, kimisi de adamı allak bullak edenleri sever benim gibi.Sözünü ettiğim filmlerde sıralama aranmamalı, hepsi birbirinden güzel, hepsi birbirinden bayıldığım filmlerdir çünkü.

birevliliktenmanzaralarBir çok kişiye tavsiye edip izlettirdiğim filmlerin başında, Ingmar Bergman’ın meşhur “Scener ur et aktenskap” (Bir evlilikten manzaralar) [1973] filmi geliyor. Gözümü bir an olsun ayırmadan izlediğim bu film, gerek Liv Ullmann ve Erland Josephson’un karakterlerle muhteşem özdeşleşmesi ve gerek Bergman’ın hayatının tecrübesiyle yazılmış müthiş senaryosu olmasıyla, en iyi aşk/tutku filmleri arasında yer alıyor.

İkinci filmimiz, 37°2 le matin olarak da bilinen Betty Blue [1986] filmi. betty-blue-poster1Beatrice Dalle, büyüleyici cazibesiyle filmi çekip çeviren isim. Bir kitap uyarlaması olan bu filme verdiğim değer çok büyük. Jean-Jacques Beineix’in yönettiği filmin iki versiyonu var, bir versiyonu daha uzun ve kesilmemiş sahneleri barındırıyor.

turksfruitÜçüncü filmimiz, bir çoğumuzun Hollywood filmlerinden tanıdığı Paul Verhoeven’ın, Hollanda dönemine ait olan Turks Fruit [1973] filmi, yine anlatım tarzına hayran kaldığım, kadın karakterine aşık olup (Monique van de ven) ısrarla diğer filmlerini aradığım film, sinemasal zevkin doruk noktasına ulaştığı bir çok çarpıcı sahneyi barındırıyor.

Dördüncü filmimiz True Romance [1993].. Quentin Tarantino’nun trueromancever22mgsenaryosunu yazdığı ve Tony Scott’un yönettiği bu suç filmi de, tarantinoya has her türlü enteresanlıkları barındırması bir yana, benim için çok önemli bir yere sahip aşk filmidir.

shortfilmaboutBeşinci filmimiz Dekalog serisinin 6. filmi olan, ünlü polonyalı yönetmen Kristof Kieslowski’nin Krotki film o milosci [1988] (Aşk hakkında kısa bir film) filmi. 86 dakikalık bu filmde Kieslowski sevginiz tavan yapabilir.

Altıncı filmimiz, Bitter Moon [1992], eski filmlerinin hayranı olduğum bittermoonvw5Polanski’nin az bilinen bir filmi. İzlediğinizde yukarıda saydığım bir çok filmle ortak tatları alacağınız, yine çok çarpıcı anları olan yeri doldurulamayacak güzellikte bir film.

wild_at_heart_ver1Yedinci filmimiz, David Lynch’in en farklı işlerinden biri olan Wild at Heart [1990], Nicolas Cage ve Laura Dern’in müthiş performansı, komedi, macera, dram gibi bir çok alt türe giren bu film, yine izlediğim en güzel aşk filmleri arasında yer alıyor.

Listeyi çok daha fazla uzatabilirdim. Ancak sözünü edeceğim diğer fazla bilinen aşk/ilişki filmleri, bu listedeki konsepte tam uymayabilirdi. Varsın onlar başka bir yazının konusu olsun. Şöyle bir baktığımızda türün bende en fazla iz bırakan filmlerinin 70-80-90’lı yıllardan çıktığını görüyorum. Ayrıca saydığım filmler de yönetmenlerin kariyerlerinin doruk noktasında olduğu dönemler olmasının dışında, yapmış oldukları yegane güzel işler de değil. Kısa da olsa bayıldığım bu filmlerden bahsedebildiğim için bu gece rahat uyuyabileceğim. Bu arada önerdiğim filmlerin bazı insanları rahatsız edebilecek şiddet ve cinsellik sahneleri içerdiğini de hatırlatma gereği duyuyorum. İsteyenler bu filmleri google’dan aratır hakkında bir çok Türkçe,İngilizce inceleme yazısı okuyabilir. Ekşi sözlükte de bunlar hakkında yazmış olabilirim, bakabilirsiniz.

About these ads