Arşiv | internet RSS feed for this section

Yes We Ban

21 May

22 Ağustos 2011'de Türk İnterneti Filtreleniyor!

İyice muhalif yazar oldum sanki, amma velakin güzel şeyler oluyor da biz mi görmüyoruz? Son zamanlarda konuşulan, toplumun büyük bir kesimini ilgilendiren, adı “düzenleme” konulan ama “çocukların ahlak ve gelişimini korumak” bahanesiyle aslında interneti bir güzel sansürnet haline getirmek, insanların davranışlarını kontrol edip özgürlüklerini kısıtlamayı kolaylaştıracak bu İran, Küba, Çin gibi ülkelerde uygulanan “Filtre internet” uygulamasına 22 Ağustos tarihi itibariyle, eğer bir yürütmeyi durdurma söz konusu olmazsa geçmek zorunda bırakılacağız. 22 Şubat tarihi itibariyle onaylanan karara göre Türkiye’de internet kullanıcıları, internet servis sağlayıcılarına konulan dayatma ile 4 filtreden birini seçmek zorunda kalacak.. Ayrıntılı haber

İstiklal Caddesi Yeterince Doluydu

Bu anlamsız ve tamamen zararlı ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışmayan yasağa dikkat çekmek için 10 binler ile beraber geçtiğimiz Pazar günü taksimdeydik. Bostancı’dan taksim otobüsüyle yetişmeye çalıştığımız için biraz geç kaldık, biz geldiğimizde grup meydandan harekete geçmişti. Caddenin ortalarında gruba yetiştik ve hemen ön saflara doğru ilerleyerek ekşi sözlük‘ü bulmaya koyulduk. Sonunda amacımıza ulaştık ve tünele kadar yürüdük. Basın açıklaması kısmını kaçırdık orada biz. Kalabalığın bir kısmı geri döndü, bir kısmı dağılmaya başladı. Ancak şu bir gerçek ki medyaya yansıyandan daha çok insan vardı orada. Türkiye’nin birçok şehrinde aynı anda ve aynı saatte twitter’da gerçekleşen bu eylem ile en azından bu manasız sansüre karşı dur diyebilmek için vicdani olarak orada bulunmamız gerektiğini biliyorduk ve orada bulunduğumuza çok mutlu olduk.

Bir “Gif” Vardı Ne oldu Ona?

24 Nis

Şu sıralar pek kullanılmayan,  “graphics interchange format” (gif) şeklinde kısaltılan bir dijital görüntü formatı vardı bir zamanlar.. Bir zamanlar dediğim 10-15 sene öncesi web işleriyle uğraşanların çok sevdiği bir şeydi gifler. O zamanlar internet hızı hayli düşük olduğu için web sitelerinde avi’ler pek tercih edilemiyordu. Swf de daha çok yeniydi ve hazırlayan yazılımı bulmak zor olduğu gibi destekleyen browser da yoktu doğru düzgün. Bu gif resimleri ise internet explorer’da çok rahat görüntülenebildiği için hareketli bir şeyler yapmak isteyenlerin ilk tercihiydi. Çizgi filmlerdeki gibi, birbirini takip eden birkaç resmi bir araya getirip hareketli bir gif dosyası oluşturulabiliyordu. Sezyum’da gördüğüm bu hareketli fotoğraf da günümüzden, başarılı bir gif kullanım örneği.

Derlediklerim

11 Haz

Türkiye’de bolca güzel blog var, bunların hepsini ayrı yazı konusu yapmak gerek ancak gelin görün ki o vakit nerede? Şimdi o güzel bloglardan derlediğim ilgimi çeken şeyleri paylaşayım en iyisi..

Cowparade 2010 İzmir’de

Geçtiğimiz senelerde İstanbul’da yapılmıştı bu ilginç heykel sergisi, bu sene de İzmir’e gelmiş. İzmir’de yaşayanlar mekanlara göz atın ve bol bol fotoğraf çektirin. (kaynak: afer.in)

Webrazzi Gündem Toplantıları

Arda Kutsal, girişimci, yatırımcı ve meraklıları buluşturmaya devam ediyor. 2010 yılında çok güzel toplantılar gerçekleştirilmiş görüldüğü kadarıyla. Bu yılın 9. toplantısı olan “Risk Sermayesi ve Melek Yatırım” konusu benim de ilgimi çekiyor esasında ve katılmak çok isterdim. Gel gelelim sponsorlar olmasına rağmen 75 TL + KDV katılım ücreti söz konusuymuş. Hmm diyorum ve katılamasam da katılanların izlenimlerini takip ederim diye umuyorum en azından.. Örneğin Sosyal Medya’nın tartışıldığı toplantıyı Gennaration ekibi özetlemiş, iyi de etmiş.. Buradan takip edebilirsiniz.

Matematik Köyü

Aslında burada sözü edilen bir blog değil bir proje. Ali Nesin‘in Bilgi Üniversitesi işbirliği ile yapmış olduğu Matematik Köyü devletten destek alacağına hep köstek görmüş ve yine de halen sürüyor. Sizin de lise çağında ya da üniversitede okuyan matematikle ilgilenen, matematik eğitimi alırken aynı zamanda tatil yapmak isteyen tanıdıklarınız varsa yönlendirebilirsiniz. Köyde ayrıca çeşitli projeler de gerçekleşiyor. Sırf tatil amaçlı gelenleri kabul ediyorlar mı pek bir bilgim yok bu konuda ama kendilerine ulaşıp sordum, cevaplarını bekliyorum. Bu arada çıkardıkları bir Matematik dergisi var, internet siteleri üzerinden yıllık 16 TL gibi cüzi bir ücrete üye olabiliyorsunuz.

Sinemacılarla Röportajlar

Bakınız’ın takdir ettiğim bir yönü var. Kendilerine has röportajlar gerçekleştiriyorlar. Bu bölümden röportajların hepsine ulaşabiliyorsunuz. Son birkaç ayda video röportajlar da eklenmiş. Özellikle Büşra filminin yönetmeni Alper Çağlar’ın röportajı dikkat çekiyor. Yeni röportajlarını merakla bekliyoruz.

TÜBİDER Bilişim 2010

11 Haz

Bilişim sektöründe mesleki düzenlemeleri sağlamak ve firmaları temsil amaçlı kurulmuş Türkiye Bilişim Sektörü Derneği, bu sene kuruluşunun 10. yılında. Türkiye’nin bilişim geleceği için neler yapabiliriz üzerine düşünen kuruluş, geçtiğimiz yıllarda hatırladığımız gibi “CPU-Turkey” Türkiye İşlemcisini Tasarlıyor Yarışmasını düzenlemişti. Tübider Kocaeli derneği ise, uzun süredir hayata geçirmeyi planladığı “Gençlere İstihdam Projesi” ni, aldığı güzel geri dönüşler ve uzun süren çalışmalar sonucu hayata geçirdi.

TÜBİDER Kocaeli, 9 Haziran Çarşamba günü, İzmit Grand Yükseliş Otel’de toplandı. Toplantıda hem sektörden temsilciler; HP, Microsoft, Brother Türkiye gibi lansman sponsorları hem de öğrenciler yer aldı.

Önce TÜBİDER Kocaeli Derneği Başkanı Murat Kolaylı konuşma yaptı ve bugüne kadar nelerin başarıldığını anlattı. Daha sonra sırayla Microsoft, HP, Toshiba ve Brother firmalarının temsilcileri sunumlarını yaptılar.

Microsoft’un sunumunda Türkiye’de BT Harcamalarının bir pasta dağılımı vardı. Buna göre bu harcamaların %80′i, donanım satışları, %15′i yazılım satışları ve %5′i servis satışları olduğu varsayılıyordu. Daha sonra kendi sunumunda açıklama yapan Brother, bu rakamın doğrusunun %70 donanım satışı, %20 yazılım satışı ve %10 servis satışı olarak güncellenebileceğini söyledi. Fakat bu rakamların bile Avrupa standartlarının çok çok altında olduğu açıklandı. Olması gereken seviye, %40 donanım satışı, %30 yazılım satışı ve %30 servis satışı olması gerektiğiymiş. Bu rakamlara baktığımızda yazılım ve hizmet kalitemizi yükseltmek için bir şeyler yapmamız gerektiği vurgulandı.

TOSHIBA’nın sunumu ise oldukça dikkat çekiciydi. Çevre bilincine yönelik TOSHIBA ürünlerinin getirdiği yeniliklerden söz edildi. Tasarruflu ampülden daha üstün bir teknoloji ile üretilen ve daha verimli bir ampül olan LED Ampülü tanıdık ve TOSHIBA’nın aslında önceden aydınlatma sektöründe hizmet verdiğini öğrenmiş bulunduk. Ayrıca yıllar önceki ilk bilgisayarımda açılışta karşılaştığım energy star etiketinin de ne anlama geldiğini öğrendim. Bu etiket sadece yüksek enerji verimliliğine sahip ürünlerde bulunuyormuş. Energy Star, her ne kadar son ortaya çıkan skandalla problem yaşasa da halen geçerli olduğunu söylemek mümkün.

TÜBİDER Kocaeli’nin bizi ilgilendiren bir diğer etkinliği ise “Gençlere Bilişim İstihdamı” projesiydi. Bu projeye bir süre önce başvuran kişilerin hepsi projeye kabul edildi. Murat bey bu konu hakkında da bazı bilgiler verdi;

Projeye başvuran 208 kişinin %51′i 600-900, %25′i 900-1200, %14′ü ise aylık 1200 TL’den fazla gelire sahip ailede yaşıyorlar. 18 yaşın üzerinde 183 kişi başvururken, 22 yaşın üzerinde bu rakam 73 kişi. 22 yaşın üzerindeki kişileri günümüzde üniversite mezunu olarak saydığımızda, teknik servis eğitmenliği için başvuranların %25′inin üniversite mezunu olduğunu görebiliyoruz sanırım.

Kar amacı gütmeyen bir eğitim kurumu olan Çizgi-TAGEM işbirliğiyle düzenlenen “A+ Bilgisayar Teknik Servis Elemanı Özel Eğitim Sınıfı” nda internet üzerinden alınacak eğitimler ve girilecek deneme sınavları sonucu, katılım sertifikası almaya hak kazanacak ve başarılı öğrenciler ödüllendirilecek. Aynı zamanda başarılı öğrencilere staj imkanı da sağlanacak.

Eğitim içeriğine baktığınızda, uluslararası geçerliliğe sahip bu teknisyen sertifikasının boşa verilmediğini görüyorsunuz. Eğitimler başladı, ben de bu eğitimlere katılma hakkı kazandım. Deneyimlerimi süreç sonlanınca aktaracağım. Bu arada lansmana katılanların hepsine Çizgi Tagem’den oldukça kullanışlı çok amaçlı teknik servis tornavidası hediye edildiğini de eklemek gerek.

Neden söz ediyorum?

29 May

Nihilanth.org’da bu sene Nisan ayı itibariyle 4 yıl geride kaldı. Eskiden parmak ile gösterilen bloggerlar, geçtiğimiz 5 sene içinde kurulan topluluklar sayesinde on binlere ulaştı. Bu yeni nesil ortamlarda çok kısa sürelerde yankı uyandıran işler yapan arkadaşları görünce seviniyorum. Kendine ait olan bir sayfada yazarak on binlerce okuyucuya ulaşabilen, kitleleri etkilemeyi başaran bloglara örnek vermek istesem sayfa aşağılara kadar uzar gider.

Kişisel blogculuk insanın kendi deneyimlerini, izlenimlerini ve ilgi duyduğu alanları insanlara aktarabilmeyi; kendi günlüğünü tutup arşivlemeyi sağladığı için belki de hiçbir zaman kaybolmayacak internet alışkanlıkların başında geliyor.

Aşağıda gördüğünüz ve aslında bu yazımın amacı olan servis ile herhangi bir web adresinde ya da metinde en fazla geçen kelimeleri öne çıkaran bir etiket bulutu oluşturuyorsunuz. İşte 4 senenin özeti…

Siz de web siteniz için böyle kelime-etiket bulutları oluşturmak istiyorsanız Wordle ve Tagul servislerini kullanabilirsiniz.

Blog Ödülleri 2010

28 Mar

Geçtiğimiz sene katılımcılarını pek memnun etmeyen Blog Ödülleri organizasyonu bu sene daha gelişmiş bir şekilde tekrar karşımızda. 10 Martta başlayan başvuru süresi 30 Mart 2010′da sona eriyor. Blogunuzu eklemek için son 2 gününüz var.

Son günlerde daha az blogun olduğu kategorilere katılmak şansınızı artırır muhakkak.

Bir de reklam filmleri var, Yekta Kopan seslendirmiş, kısa, açıklayıcı, hoş.

Altyazı – Boltart İşbirliği

1 Ara

Uzun süredir Türk sinemaseverler için doygun ve kaliteli içerik üreten Altyazı dergisi ve farklı disiplinlere ait makaleler, söyleşiler ve fotoğraf projeleriyle internet üzerinden okurlarına ulaşan Boltart, bir süredir işbirliği içerisinde. Geçtiğimiz aylarda Altyazı’da bir sayfalık Boltart tanıtımı ile karşılaştım. Boltart’ın sitesine girdiğimde de Altyazı reklamı ile. Umarız bu işbirliği sadece tanıtım ve reklamlardan ibaret olmaz. Her iki platforma da başarılar diliyorum.

…..

Öte yandan Altyazı dergisinin internet sitesinden eski sayılarından önemli makale ve dosyalara artık ulaşabilecekmişiz. Boltart için yeni diyebileceğimiz haber ise Açık Çağrı. Buyrun buradan konu hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Göze Çarpanlar

19 Kas

Önceki haftalarda dikkatimi çeken yeni ve ilginç bloglardan bahsetmiştim. Devam edelim, bu sefer de kıstas, öncelikle göze hoş gelen bloglar olsun: Karşı Açı, Moroccom, Sinema Manyakları ve Yucinematek…

Karşı Açı, Göz atmayan sinema severlerin çok şey kaçıracağı, dolu dolu bir blog. Uzun yazılar, incelemeler okumak istiyorsanız doğru adrestesiniz. Sağ taraftaki yabancı sinema kaynakları ise gözümden kaçmadı.

Moroccom, Sinemasal bölümünde sıradışı diyebileceğim sinema yazıları yayınlıyor. Kimi zaman bir filme şiir yazılıyor, kimi zaman bir sinema kitabı tanıtılıyor. Bu film hakkında yazdım bir kez daha yazmayayım dememiş benim gibi. Aklına bişeyler geldikçe yazmaya devam ediyor. Ne güzel.

Sinema Manyakları, SİYAD’ın vizyona giren filmlerin değerlendirmelerinden oluşan listeleri analiz ediyor.

Yucinematek Ekşi sözlük yazarlarından ug tek’in sinema blogu. Genelde sözlükte ve benzeri piyasalarda popüler diyebileceğimiz Los amantes del circula polar, District 9, Battle Royale gibi filmler üzerine yazılardan oluşuyor. Yazılar günlük konuşma diliyle yazılmış ve genelde filmin hikayesi üzerine.

…………………………………………….

Son olarak, özel olarak bahsetmek istediğim bir şey var. Türkiye’de birçok çizgi romanın çevirisini yapmış, aynı zamanda yayıncı olan, Ekşi sözlük’te babel nickiyle bilinen Emre Yerlikhan, 15 Kasım’da H1N1 hastalığından hayatını kaybetmiş. Sevenlerinin başı sağolsun. Kendisinin blogu olan The Hanging Gardens‘ı da bu yazımda anmak istiyorum. Şurada yaptığı Gazeteci ve televizyoncuların twitter sayfaları çalışması da çok faydalı.

Pre-Cinema History: Sinemanın Önceki Tarihi

15 Kas

precinema

Geçtiğimiz aylarda İstanbul Oyuncak Müzesi’ni gezdiğimde, sinemanın ortaya çıkışından çok önceleri, insanlara film hissi veren bazı makineleri görüp heyecanlanmıştım. Sinema öncesi tarihi araştırma fikrim buradan ortaya çıkmıştı ki, karşılaştığım site, “Senin hiçbir şey yapmana gerek yok, ben hepsini araştırdım” diyordu adeta. Precinemahistory.net, 10 yıldan fazla süredir online olan ve 1 milyondan fazla ziyaretçiye ulaşmış, övgüyü fazlasıyla hak eden bir site. Milattan Önce 900′lü yıllardan başlayarak 1900′lere kadar, sinemanın gelişmesine yardımcı olan her bilim ve her insan hakkında bilgi veriyor. Siteyi inceledikçe daha fazla seviyor insan.

Yeni Bir Girişim: Promokart

12 Kas

promokart

Promokart, Oğuzcan Ünver ve Celal Mimaroğlu isimli iki arkadaşın girişimiyle oluşturulmuş bir sistem. Geçtiğimiz gün ekşi sözlük’te tesadüf eseri karşılaşıp web sitelerini incelediğimde, henüz yeni sayılabilecek bu projenin sahipleriyle bir röportaj yapıp bu ilginç bulduğum projeyi hem blogumda paylaşmak hem de girişimci arkadaşlara destek olmak istedim.

Oğuzcan ve Celal çeşitli kategorilerde birçok mekan ile anlaşıp tüketicilerin (yani bizim) kullanabileceğimiz indirim ve promosyon kartları üretiyorlar. Her promosyon kartı üzerinde 4 farklı seçenek bulunuyor. Bu seçeneklerle sahip olacaklarınız elbette mağazaların ya da mekanların normalde yapmadığı indirimler oluyor ve gerçekten çok avantajlı olabiliyor. Proje hakkında ayrıntıları yazının devamında konuştuk. Mail üzerinden gerçekleştirdiğimiz röportaj esnasında soruları Oğuzcan Ünver cevapladı.

1 – Kendinizden bahseder misiniz?

Oğuzcan Ünver: Ben ODTÜ Kimya Mühendisliği mezunuyum. Ondan önce de Bornova Anadolu Lisesi’nde okudum. Arkadaşım Endüstri Mühendisliği mezunu, Antalya Koleji mezunu.

Kafamızda kendimizi rutin iş akışlarına bırakmaktansa kendi yapabileceklerimizi yapmak istedik. Bunun için de İstanbul’a geldik. Tam taşı toprağı altın hesabı… Tabi gelince bir de yüksek lisans programlarına kaydolduk. Ben Boğaziçi’nde yüksek lisans yapıyorum, arkadaşım Galatasaray’da. Gece programları bunlar. Arada hobilerimiz falan var, onları da yapıyoruz. Zevkli yani…

2- Projeniz hakkında birçok sorunun cevabı sık sorulan sorular kısmında verilmiş, ancak konuya giriş yapmak babından bir kez de burada sormak gerekirse, Promokart tam olarak ne işe yarar? Bu kartlara kimler nasıl sahip olabilir?

OÜ: Çok basit aslında. Promokart indirim/promosyon/fırsat kartı. Her bir promokart bir işletmeye ait, ve her bir promokartın üzerinde 4 tane indirim var.

İndirimlerin değeri çok yüksek. Yani, bir kart ile 100-150 lira indirim/bedava ürün vs. kazanma şansınız var. Değişik kategoriler var, yiyilecek, içilecek, gece gidilecek, saç kesilecek, paten yapılabilecek yerler var promokart işletmeleri arasında. Tabi, biz bu promokartları alışık olunanın aksine satıyoruz. Bütün promokartları topladık, bir araya koyduk, toplu bir şekilde satıyoruz. Baya da ucuza satıyoruz aslında.

3 – Projeniz ve Promokart hizmeti ne zaman başladı? (daha fazla…)

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.