Sinefil Röportajları serisinin bu ayki konuğu sinema yazarlığı, kurguculuk ve senaristlik gibi bir çok alanda görevleri olan Ali Ercivan. Takip edenleri, onu çeşitli sinema forumlarından walkabout olarak da tanıyor. Sinema eğitimi alarak eleştirmenliğini sürdüren Ali Ercivan ile çalışmalarından, yerli yapımlardan, geçtiğimiz Oscar töreninden ve kişisel film zevkinden konuştuk. Her zamanki gibi kendisine has sorularımız ve Ercivan’ın cevaplarıyla satır aralarında dikkat edilmesi gereken noktaların olduğu güzel bir röportaj çıktı..
1- Öncelikle seni biraz tanıyabilir miyiz?
1976 doğumluyum. Mimar Sinan Üniversitesi’nde Sinema-TV bölümünü bitirdim. Bilgi Üniversitesi’nin aynı bölümünde de yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Sinema yazarlığı yapıyorum ama esas mesleğim bu değil. Öğrenimim süresince herhalde 40 kadar kısa filmin montajını yaptım. 2003 yılından beri de televizyon alanında kurgucu olarak çalışıyorum. Ayrıca son iki yıldır bir senaryo grubunun parçası oldum. Birkaç dizi deneyiminden sonra, en son bir uzun metraj sinema filminin senaryosunu yazdık. Şu an Kültür Bakanlığı’ndan yapım desteği bekliyoruz. Ama her şekilde yapımcımız filmi bu yaz çekmek niyetinde. Buna rağmen halihazırda hayatımı montajdan kazanmaya devam ediyorum.
2- Beyazperde’de ne kadar zamandır çalışıyorsun. Film kritiği yazmak dışında üstlendiğin bir görev var mı?
Beyazperde’ye, bir arkadaşım vasıtasıyla, 2003 yılının sonunda Altın Küre ödüllerine dair bir değerlendirme yazısı yazmıştım. Daha öncesinde sitenin bir kullanıcısıydım (sanırım on yıldır “walkabout” nickiyle çeşitli sinema forumlarında yer aldım) ve o dönemki ekip benim yorumlarımı özellikle takip eder, beğeniyle okurmuş. Bana yazar kadrosuna dahil olmamı önerdiler. 2004 Ocak ayında Taylan Biraderler’in Okul filmi için ilk eleştirimi yazdım. O günden beri yazmaya devam ediyorum. Arada çeşitli yönetmenlerle röportajlar yaptığım, bazı dosyalar ve kimi zaman muhabir gibi çalışıp haberler hazırladığım oldu. Ama son dönemde sadece film kritiği yazıyorum. Bir de Oscar vb. ödüller hakkında değerlendirmelerim oluyor yeri geldiğinde.
3- Ülkemizde vizyona giren her filmi izleme fırsatın oluyor mu? Yoksa seçtiğin bazı filmleri mi tercih ediyorsun sadece?
(daha fazla…)



2- Ulusal ve uluslararası anlamda başarılı görülen son dönem Türk filmleri sence bizi ne kadar yansıtıyor? Hep aynı şeyler mi tekrarlanıyor yoksa başarıları hak ediyorlar mı?
Yeni bir bölümle merhaba. Amacım sinemayı, filmleri ve ortaya çıkardıklarını sektörün içinden değil, seyirciler gözünden yorumlamak ve okuyacaklar için, içinde sinema geçen faydalı bir seri ortaya çıkarmak. Her bölümde ortak paydası film izleme müptelalığı olan farklı konuklar olacak.. Çevremde bu tür insanlardan epey fazla olduğu için uzun zaman sıkıntı çekmeyeceğimi düşünüyorum. Her bölümde mümkün olduğunca farklı sorular hazırlayacağım. Çok sevdiğim bazı soruları ise tekrar kullanabilirim elbette zamanla..



Son Yorumlar